Buruna Darbe ve Burun Kırığı (Nazal Fraktür)
Günlük hayatta en sık karşılaşılan yüz travmalarından biri buruna alınan darbelerdir. Bu darbeler sonucu oluşan burun kırığı (nazal fraktür)...
Kepçe kulak, estetik açıdan dikkat çeken ve bazı kişilerde özgüven sorununa neden olabilen bir kulak şekil farklılığıdır. Kulağın başa göre normalden fazla açık olmasıyla ortaya çıkan bu durum, çoğunlukla doğuştan gelen anatomik yapılar veya genetik faktörlerle ilişkilidir. Günümüzde kulak yapısındaki bu farklılık tıbbi yöntemlerle değerlendirilebilir ve kulakların kafa ile olan açısı doğal sınırlar içinde yeniden düzenlenebilir. Kepçe kulak görünümü yalnızca fiziksel bir özellik değil, kişide psikolojik etkiler de yaratabilen bir durumdur.
“Kepçe kulak” terimi, kulağın normalden daha belirgin şekilde baştan dışa ve öne doğru çıkık durması hâlini ifade eder. Kulak, ideal şartlarda baş ile belirli bir açıyı korurken kafa profiline uyum sağlar. Bu açı genişlediğinde, estetik görünüm ve kişinin sosyal yaşamı açısından rahatsızlık oluşturabilecek bir yapı ortaya çıkabilir. Kulak kepçesinin (aurikula) kafadan belirgin şekilde uzaklaşması, kepçe kulak olarak tanımlanan görünümü oluşturur. Bu duruma yol açan etkenlerin anlaşılması, sürecin daha bilinçli değerlendirilmesine yardımcı olur.
“Kepçe kulak neden oluşur?” sorusu üzerine yapılan değerlendirmeler, bu durumun çoğunlukla doğuştan gelen anatomik özelliklerle ilişkili olduğunu gösterir. Örneğin, kulakta “antiheliks” adı verilen kıvrımın yeterince gelişmemesi veya kulağın iç kısmındaki “konka” kıkırdağının belirgin olması gibi farklılıklar görülebilir.
Genetik yatkınlık önemli bir etkendir; aile bireylerinde benzer kulak görünümü varsa oluşma ihtimali artabilir.
Bebeklik döneminde kıkırdak dokusunun yumuşak olması nedeniyle dış etkenler de kulak formunu etkileyebilir. Travmalar da kulağın simetrisinde ya da çıkıklığında değişikliğe neden olabilir.

Kepçe kulak çoğunlukla doğuştan görülse de bazı durumlarda sonradan da oluşabilir. Bebeklik dönemindeki uyku pozisyonu veya dışarıdan gelen basılar kulak kıkırdağının şeklini etkileyebilir. Travmalar sonrasında da kulakta form değişiklikleri ortaya çıkabilir. Bu nedenle kulak yapısında değişiklik fark edildiğinde bir uzman tarafından değerlendirilmesi önemlidir.

Otoplasti, kulağın gelişiminin büyük ölçüde tamamlandığı dönem olan 5–6 yaş sonrası çocuklarla birlikte yetişkinlerde değerlendirilebilir. Kulak görünümünden rahatsızlık duyan, estetik kaygı yaşayan veya kulak çıkıklığının sosyal/psikolojik etkilerinden etkilenen bireylerde uygulanabilir.
Cerrahi uygulama için değerlendirme yapılırken kişinin genel sağlık durumu, eşlik eden hastalıklar ve cerrahiye uygunluk kriterleri dikkate alınır.
“Otoplasti”, halk arasında “kepçe kulak ameliyatı” olarak bilinen ve kulak çıkıklığını azaltmayı amaçlayan cerrahi bir işlemdir. Bu işlemde kulak kepçesindeki anatomik yapılar değerlendirilir; antiheliks kıvrımının belirginleştirilmesi, konka büyüklüğünün düzenlenmesi veya kulak açısının başa daha yakın hâle getirilmesi gibi uygulamalar yapılabilir. Bu cerrahi planlama kişiye özel olarak yapılır ve doğal görünümlü bir kulak yapısı hedeflenir.
Otoplasti sonrası süreç iyileşme açısından önemlidir. İlk günlerde baş bölgesine baskı yapılmaması, darbeden korunması ve doktorun önerdiği bandaj veya başlıkların kullanılması gerekir. Şişlik ve hafif ağrı görülebilir; bu durum zamanla azalır.
Gece baş bandı kullanımı, yatış pozisyonuna dikkat edilmesi, sigara kullanılıyorsa bırakılması ve kan sulandırıcı ilaçlardan uzak durulması önerilebilir.
Kulakların nihai pozisyonunun ortaya çıkması birkaç ay sürebilir ve bu süreçte kontroller önemlidir.
Günlük hayatta en sık karşılaşılan yüz travmalarından biri buruna alınan darbelerdir. Bu darbeler sonucu oluşan burun kırığı (nazal fraktür)...
Burun kanaması, tıbbi adıyla epistaksis, toplumda oldukça sık karşılaşılan bir durumdur. Çoğu zaman kısa süreli ve kendiliğinden geçen burun...
Burun içi eğrilik, toplumda oldukça sık rastlanan ancak çoğu zaman fark edilmeyen bir durumdur. Kimi zaman doğuştan gelen anatomik bir yapı ...