Burun Eti Büyümesi (Konka)
Burun eti büyümesi, burun içinde bulunan konkaların normalden fazla şişmesi veya hacim kazanması sonucu burundan nefes almanın zorlaşmasıdır...
Burun kanaması, burun içerisindeki damarların çeşitli nedenlerle zarar görmesi sonucunda ortaya çıkan ve tıbbi olarak epistaksis olarak adlandırılan durumdur. Çoğu burun kanaması kısa sürede kontrol altına alınabilse de sık tekrarlayan, uzun süren veya yoğun kanamalar ayrıntılı değerlendirme gerektirebilir. Burun içinin kurumasından travmaya, kullanılan bazı ilaçlardan burun içindeki yapısal sorunlara kadar farklı etkenler kanamaya yol açabilir. Kanamanın nasıl başladığı, ne kadar sürdüğü ve tekrar edip etmediği nedenin belirlenmesinde önem taşır.
Burun boşluğunun iç yüzeyinde çok sayıda küçük ve yüzeye yakın kan damarı bulunur. Bu damarlar özellikle burun ön bölümünde dış ortam koşullarından, kuruluk ve tahrişten kolayca etkilenebilir. Damarların zarar görmesi sonucunda burundan dışarıya veya bazı durumlarda geniz bölgesine doğru kanama meydana gelebilir.
Epistaksis olarak da bilinen burun kanaması farklı yaş gruplarında görülebilir. Kanamaların büyük bölümü burun ön kısmındaki damarlarla ilişkilidir ve uygun bası uygulamasıyla kontrol altına alınabilir. Daha geriden kaynaklanan kanamalar ise özellikle ileri yaşlarda daha dikkatli değerlendirme ve tıbbi müdahale gerektirebilir.

Burun kanaması neden olur sorusunun tek bir cevabı yoktur. En sık nedenlerden biri burun içini kaplayan mukozanın kuruması ve hassaslaşmasıdır. Kuru ve sıcak ortamlar, mevsim değişiklikleri, yoğun klima veya kalorifer kullanımı burun içerisindeki nem oranını azaltarak küçük damarların daha kolay kanamasına yol açabilir.
Burnu karıştırmak, sert şekilde sümkürmek veya buruna alınan darbeler de kanamanın yaygın nedenleri arasındadır. Üst solunum yolu enfeksiyonları, alerjik durumlar ve burun mukozasında tahrişe yol açabilen bazı burun spreylerinin uygun olmayan şekilde kullanılması da kanamayı kolaylaştırabilir.
Kan sulandırıcı ilaçların kullanılması veya kanın pıhtılaşmasını etkileyen bazı hastalıklar kanamanın daha kolay başlamasına ya da daha uzun sürmesine neden olabilir. Yüksek tansiyon tek başına her burun kanamasının nedeni olarak kabul edilmemekle birlikte başlayan bir kanamanın kontrol edilmesini zorlaştırabilen faktörlerden biri olabilir.
Arada bir görülen kısa süreli kanamalar ile tekrarlayan burun kanaması aynı şekilde değerlendirilmemelidir. Özellikle belirgin bir neden olmadan sık sık ortaya çıkan kanamalarda burun içerisindeki kanama odağının belirlenmesi önemlidir.
Burun kuruluğunun sürekli olması, burun içerisinde kabuklanma, sık burun karıştırma, alerjik problemler ve burun septumundaki bazı yapısal özellikler tekrarlayan kanamalarla ilişkili olabilir. Burunda yüzeye yakın bulunan belirgin bir damar da aynı noktadan tekrar tekrar kanamaya neden olabilir.
Sık burun kanaması yaşayan kişilerde kullanılan ilaçlar ve eşlik eden hastalıklar da değerlendirilir. Özellikle kanamanın tek taraflı olması, giderek sıklaşması veya burun tıkanıklığı gibi başka yakınmaların eşlik etmesi durumunda kulak burun boğaz muayenesi yapılması önemlidir.
Burun kanaması başladığında öncelikle sakin kalmak ve doğru pozisyonu almak gerekir. Kişi oturmalı ve başını hafifçe öne doğru eğmelidir. Başı geriye doğru atmak kanın genze ve boğaza akmasına neden olabileceği için doğru bir yaklaşım değildir.
Burun kanamasında ilk yardım sırasında burnun kemikli kısmına değil, burun deliklerinin hemen üzerindeki yumuşak bölüme parmaklarla sürekli bası uygulanmalıdır. Basının yaklaşık 10–15 dakika boyunca kesintisiz sürdürülmesi önemlidir. Bu sırada ağızdan nefes alınabilir.
Kanamanın durup durmadığını kontrol etmek amacıyla basıyı birkaç saniyede bir bırakmak pıhtı oluşumunu bozabilir. Burun içerisine peçete veya benzeri malzemelerin derin şekilde yerleştirilmesi de önerilen temel müdahale yöntemi değildir.
Burun kanamalarının büyük bölümü ciddi bir sağlık probleminden kaynaklanmaz. Ancak bazı özelliklerin bulunması durumunda tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir. Uygun basıya rağmen durmayan, yoğun miktarda devam eden veya kişinin genel durumunu etkileyen kanamalar değerlendirilmelidir.
Kanamanın ciddi bir yüz veya burun travması sonrasında başlaması, nefes almayı zorlaştırması, belirgin halsizlik veya baş dönmesine eşlik etmesi de önem taşır. Kan sulandırıcı kullanan kişilerde veya bilinen pıhtılaşma problemi bulunan hastalarda kanamanın kontrol altına alınması daha güç olabilir.
Burun kanaması ne zaman tehlikeli sorusunun yanıtı bu nedenle yalnızca kan miktarına bağlı değildir. Kanamanın süresi, tekrarlama sıklığı, kişinin yaşı, kullandığı ilaçlar ve eşlik eden hastalıklar birlikte değerlendirilmelidir.

Burun kanaması tedavisi, kanamanın kaynağına, şiddetine ve tekrar edip etmediğine göre planlanır. Hafif ve ön bölgeden kaynaklanan kanamalar çoğunlukla uygun bası yöntemiyle durabilir. Tekrarlayan kanamalarda ise burun içerisinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekebilir.
Muayenede kanamanın çıktığı damar belirlenebiliyorsa uygun hastalarda koterizasyon adı verilen yöntemle damar kontrollü şekilde kapatılabilir. Kanamanın bası veya lokal uygulamalarla kontrol edilemediği bazı durumlarda burun tamponu kullanılabilir. Daha şiddetli veya burunun arka bölümünden kaynaklanan kanamalarda farklı müdahaleler gerekebilir.
Tedavinin yalnızca aktif kanamayı durdurmaya değil, kanamaya yol açan nedeni belirlemeye yönelik olması önemlidir. Burun kuruluğu, ilaç kullanımı, travma, mukozal tahriş veya başka bir sorun saptanırsa tedavi buna göre düzenlenir.
Burun içinin nemli tutulması özellikle kuruluk nedeniyle ortaya çıkan kanamaların önlenmesinde önem taşır. Yaşam alanındaki havanın çok kuru olmaması ve burun içerisinin tahriş edilmemesi küçük damarların korunmasına yardımcı olabilir.
Burnu sert şekilde sümkürmekten ve burun içini karıştırmaktan kaçınmak gerekir. Kanama sonrasında oluşan kabukların koparılması yeniden kanamaya yol açabileceğinden burun içinin iyileşmesine zaman tanınmalıdır. Burun spreyi kullanılıyorsa uygulamanın doğru teknikle ve önerilen şekilde yapılması önemlidir.
Kan sulandırıcı veya pıhtılaşmayı etkileyen ilaç kullanan kişiler, burun kanaması yaşadıklarında ilaçlarını kendi kararlarıyla bırakmamalıdır. İlaç düzenlemesi gerekiyorsa bunu takip eden hekimle birlikte planlamak gerekir.
Tekrarlayan, uzun süren veya nedeni açıklanamayan burundan kan gelmesi durumunda kanamanın yalnızca geçici olarak durdurulması yeterli olmayabilir. Kulak burun boğaz muayenesiyle kanamanın kaynağının ve olası nedenlerin değerlendirilmesi, uygun yaklaşımın belirlenmesine yardımcı olur.
Hayır. Burun kanaması sırasında baş hafifçe öne eğilmeli ve kanın boğaza doğru akması önlenmelidir. Doğru ve kesintisiz basıya rağmen yaklaşık 10–15 dakika içerisinde kontrol altına alınmayan veya yoğun devam eden kanamalarda tıbbi değerlendirme gerekebilir. Yüksek tansiyon başlayan kanamanın devam etmesini veya kontrol edilmesini zorlaştırabilir. Tekrarlayan kanamalarda diğer olası nedenler de araştırılmalıdır. Kısa süreli ve tek seferlik kanamalar genellikle belirgin kansızlığa yol açmaz. Sık tekrarlayan veya yoğun kanamalar ise kan kaybı açısından değerlendirilmelidir. Burun içerisine peçete veya benzeri malzemelerin derin şekilde yerleştirilmesi önerilen temel müdahale değildir. Öncelikle burun kanatlarının yumuşak bölümüne kesintisiz bası uygulanmalıdır. Evet. Özellikle burun içinin kuruması ve mukozanın hassaslaşması gece meydana gelen burun kanamalarına katkıda bulunabilir. Çoğu zaman kuruluk ve tahriş gibi nedenlerle ilişkili olsa da sık tekrarlayan kanamalarda farklı nedenlerin dışlanması gerekir. Özellikle tek taraflı veya giderek artan kanamalarda kulak burun boğaz değerlendirmesi önemlidir.Burun Kanaması Sırasında Baş Geriye Atılmalı mı?
Burun Kanaması Kaç Dakika Sürerse Doktora Gidilmelidir?
Burun Kanaması Tansiyondan Kaynaklanabilir mi?
Burun Kanaması Kansızlık Yapar mı?
Burun Kanamasında Burna Peçete Koymak Doğru mu?
Burun Kanaması Uykuda Olabilir mi?
Sık Burun Kanaması Ciddi Bir Sorunun Belirtisi Olabilir mi?
Yasal Uyarı:
Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.
Burun eti büyümesi, burun içinde bulunan konkaların normalden fazla şişmesi veya hacim kazanması sonucu burundan nefes almanın zorlaşmasıdır...
Alerjik rinit, burun içi mukozanın polen, ev tozu akarı, küf, hayvan tüyü veya benzeri alerjenlere karşı hassas yanıt vermesiyle ortaya çıka...
Sinüzit, burun çevresindeki sinüs boşluklarında gelişen iltihaplanma nedeniyle burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, yüz ağrısı ve koku azalmas...